Katı Yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katı Yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2008 Salı

Haftasonu Gezmeleri ve Katı Yemeği


Bu haftasonu annemlerdeydik, birlikte uzun uzun güzelim kahvaltılar yaptık, hem de en doğalından :) Annem ve babamın kendi elleri ile yetiştirdiği güzelim rokalar, marullar, maydanozlar eşliğinde, babamın halasının yaptığı lor peyniri (bizim oralarda “ekşimik” adıyla anılır kendisi) ve tereyağının lezzetiyle, canım annemin yaptığı güzelim börekler ve kurabiyelerle… Babacığımın sabahın erken saatlerinde koşa koşa gidip aldığı sıcacık ekmekleri , çeşit çeşit peynirleri de unutmamak lazım… Kardeşim de çok güzel filmler almış bize, izledikten sonra hepsi hakkındaki yorumlarımı ayrıca paylaşırım sizlerle…
Güzeldi haftasonu özetlemek gerekirse :)


Ayrıca anneme, özel sipariş ile yaptırdığım bir yemeği de paylaşmak istiyorum sizlerle, marketler de taşlık adı ile satılmakta olan, bizim evdeki adıyla “Katı Yemeği”.

Taşlık, benim bildiğim kadarıyla tavukta bulunan bir sakatat , sanırım hayvanın yedikleri arasındaki taşları öğütmeye yarayan ve kas dokusundan ibaret olan bir organ, bazı insanlar pek sevmezler kendisini, ama benim gibi olan bazıları da çok severler ve özel sipariş verirler annelerine yapsın diye :)

Bildiğiniz tas kebabı gibi yapılıyor bizim evde, ama temizleme kısmı biraz zahmetli, tüm kıkırdak dokularını ve yağları iyice ayıklamak gerekiyor, bunun dışındaki işlemler gayet bilindik. Doğranmış soğanı azıcık yağ ile kavurun ve arkasından temizlenmiş eti tencereye ekleyip kavurmaya devam edin, sonra salçasını, tuzunu , kekiğini ve sizin arzunuza kalmış diğer baharatlarını ekleyerek biraz daha çevirin ateşte ve en son suyunu ekleyin üzerine, kaynayana kadar hızlı ateşte, kaynadıktan sonra ise yavaş ateşte etler yumuşacık olana kadar pişirin ve tas kebabı gibi pirinç pilavının yanında ya da tek başına servis yapın. Bence bir deneyin bu yemeği, ya benim gibi çok memnun kalacaksınız ve arada yapılacaklar listenize ekleyeceksiniz ya da eşim gibi hiç sevmeyeceksiniz ama ne olduğunu öğrenmiş, merakınızı gidermiş olacaksınız :)

Pazar günü ise İstanbul’daydık, bu seferde eşimin ailesi ile yemekteydik, bu arada kayınvalideciğim bana çok güzel hediyeler almış, küçük küçük saklama kapları, sos ya da reçel koyup sofralarımı süsleyebileceğim minik, cam kapaklı kaseler, çay poşetlerimizi bırakabileceğimiz kedili tabaklar, evimizin en güzel köşesini süsleyecek olan melek bibloları , misss gibi kokan potpori torbası ve bir kutu çikolata :) Buradan da bir kez daha teşekkür ediyorum kendisine :)

Acıbadem’de


adında Gaziantep yemekleri yapan ve bilmeyenlere şiddetle tavsiye ettiğimiz bir restaurant var, bence denemeye değer…
İşte Pazar akşam üstü burada yedik yemeğimizi, benim, gitmeyi düşünenlere özellikle tavsiye ettiklerim;

  • Çanak kebabı
  • Yuvalama
  • Firik pilavı
  • Katmer (üzeri dondurmalı)
  • Melengiç kahvesi (biraz yağlı bir kahve ama çok değişik bir lezzet)
  • Muska
  • Fıstıklı baklava
  • Ve tabi ki Antep Fıstığı :)

Saydıklarım damak tadıma uygun olanlar, ayrıca bu mekanda çok çeşitli sebze ağırlıklı yemek niyetine yenilebilecek değişik mezeler de mevcut, Antep mutfağını et yemeklerinden ibaret sananlara gidip görmeleri, ne kadar farklı kültürler ve lezzetler olduğunu fark etmeleri önerilir… Ayrıca restaurantın sahibinin eşi Karadenizli olduğu için bazen Karadeniz mutfağından karalahana sarması gibi yöresel lezzetler de bulmak mümkün.Bu arada Karadeniz mutfağı deyince aklıma geldi, Yalova’dan gelirken Bursa girişinde As merkez’e gelmeden sağda Akçaabat Köftecisi diye bir yer var, küçük, şirin ve biraz salaş bir yer ancak Karadeniz’e özgü birçok lezzeti orada bulabilirsiniz;

  • Mısır ekmeği
  • Muhlama
  • Hamsi kuşu
  • Karalahana dolması bunlardan bazıları…

    Aklınızda bulunsun, belki farklı bir şeyler denemek istersiniz günün birinde
    :)